Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Genel Başkanı Ayhan Demircan, piyasada denetimsiz şekilde satışa sunulan güneş gözlüklerinde cam kalitesine ilişkin tüketici farkındalığının yeterli seviyede olmadığını belirtti.
Optisyenlik müesseselerinin Sağlık Bakanlığı tarafından düzenli olarak denetlendiğini ifade eden Demircan, güneş gözlüklerinin bu işletmelerden temin edilmesinin hem göz sağlığının korunması hem de kayıt dışılığın önlenmesi açısından önem taşıdığını söyledi.
UV400 VE CE İBARESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Demircan, ürünlerin üzerinde yer alan UV400, CE veya TSE gibi ibarelerin tek başına güvence olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Bu belgelerin doğruluğunun ve ürünün gerçekten gerekli standartları karşılayıp karşılamadığının da önem taşıdığını belirten Demircan, tüketicilerin yalnızca etiket bilgilerine güvenerek alışveriş yapmaması gerektiğini ifade etti.
“GÖZLÜK YÜZE GÖRE AYARLANMALI”
İnternet üzerinden alınan güneş gözlüklerinde kişisel uyum sorunlarının yaşanabileceğini vurgulayan Demircan, gözlüğün yüz yapısına uygun şekilde ayarlanmasının önemli olduğunu söyledi.
Tüketicilerin ürünü deneyerek satın almasının daha doğru bir tercih olacağını belirten Demircan, optisyenlik müesseselerinde hem ürün desteği hem de teknik ayarlama hizmeti sunulduğunu kaydetti.
SAHTE ÜRÜNLER GÖZ SAĞLIĞINA ZARAR VEREBİLİR
Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili İbrahim Güllü de yaz döneminde e-ticaret platformlarında sahte ve taklit güneş gözlüklerinin arttığına dikkat çekti.
Güllü, tüketicilerin alışveriş yaparken yetkili satıcıları, resmi mağazaları veya doğrulanmış marka hesaplarını tercih etmesi gerektiğini belirtti.
Ürün açıklamalarında UV400 koruması, garanti bilgisi, CE belgesi ve fatura ibarelerinin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesini öneren Güllü, kullanıcı yorumlarının da dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.
“AŞIRI UCUZ FİYATLARA DİKKAT”
Piyasa fiyatının çok altında satılan ürünlerin önemli bir risk işareti olabileceğini ifade eden Güllü, tüketicilerin olağan dışı indirimlere karşı temkinli yaklaşması gerektiğini belirtti.
“İnanılmaz fırsat”, “stok eritme”, “gümrük fazlası”, “son fırsat” ve benzeri ifadelerin bazı durumlarda tüketicileri yanıltmak amacıyla kullanılabileceğini söyleyen Güllü, ürünün kaynağının mutlaka sorgulanması gerektiğini vurguladı.
SAHTE ÜRÜN TESPİT EDİLİRSE HANGİ ADIMLAR ATILMALI?
Güllü, satın alınan ürünün sahte olduğunun anlaşılması halinde tüketicilerin haklarını kullanması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda öncelikle satıcıya yazılı başvuru yapılarak iade ve ücret talebinde bulunulması gerektiğini ifade eden Güllü, ürünün sahte olduğunu gösteren kutu, etiket, seri numarası, uzman görüşü veya marka doğrulaması gibi delillerin saklanmasını önerdi.
Ayrıca e-ticaret platformlarının şikayet birimlerine bildirim yapılması gerektiğini belirten Güllü, fatura, ödeme dekontu, ürün ilanı ve yazışmaların da muhafaza edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURU YAPILABİLİR
Satıcının iade talebini kabul etmemesi halinde tüketicilerin e-Devlet üzerinden Tüketici Hakem Heyetine başvurabileceğini belirten Güllü, ürün bedelinin iadesi veya orijinal ürünle değişim talep edilebileceğini ifade etti.
Marka taklidi veya dolandırıcılık şüphesi bulunan durumlarda ise savcılığa suç duyurusunda bulunulabileceği kaydedildi.
Kaynak = https://www.cnnturk.com/ekonomi/uzmanlardan-sahte-gunes-gozlugu-uyarisi-goz-sagliginizi-tehlikeye-atmayin-3425739
