Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) haziran ayında gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde faiz kararına ilişkin beklentiler gündemdeki yerini koruyor. Doç. Dr. Yüksel Okşak, mevcut enflasyon görünümünde temel belirleyicinin talep değil maliyet kaynaklı unsurlar olduğunu belirterek, Merkez Bankası’nın faiz artırımından ziyade makroihtiyati tedbirlerle süreci yönetmeye devam edeceğini düşündüğünü ifade etti.
“ENFLASYONU YÜKSELTEN TEMEL UNSUR MALİYETLER”
Değerlendirmesinde iç ve dış gelişmelerin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Okşak, enflasyondaki yükselişin büyük ölçüde maliyet kaynaklı olduğuna dikkat çekti:
“İç ve dış merkezli olarak meseleye biraz bakmak lazım. Biz hep şunu söyledik. Özellikle Filistin meselesi başladığından itibaren gelen süreçte bu tarafın biraz daha maliyet eksenli, yani maliyet itişli bir enflasyon olduğunu, dolayısıyla politika faiz artışlarıyla bu sorunu çözemeyeceğimizi defalarca sizin vesilenizle, yayınlarınız aracılığıyla izleyenlerimize aktardık.”
“PETROL FİYATLARI VE MALİYET ARTIŞLARI LOKOMOTİF ETKİ YAPIYOR”
Hem Türkiye’de hem de dünyada enflasyonu yukarı yönlü etkileyen ana unsurun enerji ve maliyet kaynaklı gelişmeler olduğunu belirten Okşak, şunları söyledi:
“Benzer şeyi şu anda da görüyoruz. Şu anda Türkiye’de de dünyada da enflasyon alanlarını yukarı yönlü tetikleyen ana unsur, elbette birçok parametre etkili olmakla birlikte, lokomotif etki olarak petrol fiyatları ve maliyet artışları kaynaklı gelişmelerdir.”
“MERKEZ BANKASI’NIN SON DÖNEMDEKİ POLİTİKA SETİ DAHA DOĞRU”
TCMB’nin son dönemde uyguladığı yaklaşımın daha doğru bir politika çerçevesi sunduğunu ifade eden Okşak, faiz artırımı yerine farklı araçların kullanıldığını belirtti:
“Merkezin burada geçtiğimiz aydan itibaren izlediği politika seti çok daha doğru bir politika seti. Neydi o politika seti? Makroihtiyati tedbirlerle talebi yönetmeye çalışıyor. Yani her maliyet artışının olduğu dönemde faiz artırmak yerine önce likidite yönetimi gibi, fonlama kompozisyonunu düzeltmek ve revize etmek gibi birtakım adımlarla, hem kur tarafında hem de tahvil tarafında baskı oluşturmayacak şekilde bu işi yönetmeye çalışıyor.”
“SALT FAİZ ARTIŞIYLA BU SÜREÇ YÖNETİLEMEZ”
Faiz artışının tek başına çözüm olmayacağını savunan Okşak, para politikasında farklı araçların birlikte kullanılmasının önemine işaret etti:
“Burada salt faiz artışıyla bu politikayı yönetemeyeceğimiz açık.” diyen Okşak, Merkez Bankası’nın iletişiminde vereceği mesajların yakından takip edileceğini söyledi.
HAZİRAN TOPLANTISI İÇİN BEKLENTİ: FAİZ SABİT KALACAK
Haziran ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indiriminin de gündemde olmadığını belirten Okşak, faiz artışı ihtimalini de düşük gördüğünü ifade etti:
“Haziran ayı içerisinde yapılacak olan toplantının satır aralarını okuyacağız. Merkezin vereceği mesajları tüm uzmanlar olarak takip edeceğiz. Ancak burada faiz indirimi döngüsünü konuşmak zaten rafta değil, gündemde değil. Faiz artırımını da açıkçası beklemiyorum.”
“OLASI BOZULMALARDA MAKROİHTİYATİ TEDBİRLER DEVREYE GİREBİLİR”
Enflasyon veya kur beklentilerinde bozulma yaşanması halinde Merkez Bankası’nın öncelikle makroihtiyati araçlara başvuracağını belirten Okşak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Olası bozulmalar olursa, hem enflasyon tarafında hem de kura yönelik beklentilerin arttığı bir atmosfer oluşursa, bu süreci makroihtiyati tedbirlerle yöneteceğini düşünüyorum. Dolayısıyla bir faiz artışına gitmeyecektir. Benim beklentim, Merkez Bankası’nın faizi sabit bırakması yönündedir.”
Kaynak = https://www.cnnturk.com/video/ekonomi/merkez-bankasi-faizleri-degistirecek-mi-3426378



