Mayıs 2026 ayı enflasyon verileri yayınlandı. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre mayıs ayında aylık bazda enflasyon %1.71 arttı. Piyasa beklentileri ise TCMB piyasa katılımcıları anketine göre % 1. 89 civarında idi. Böylece piyasa katılımcıları anketine katılan kurumların ortalamasının altında bir aylık değişimi görmüş olduk. Ancak son günlerde yapılan anketlerde beklentiler aylık %1.60 seviyesine kadar da düşmüştü. Bu veriyle beraber, yıl başından itibaren gerçekleşen enflasyon % 16,61 yıllık bazda gerçekleşen enflasyon ise %32.61 olarak açıklanmış oldu.
Şimdi son verileri 2025 yılı mayıs ayında açıklanan tablo ile karşılaştıralım; aylık bazda değişim %1.53 idi bu veri son açıklama ile %1.71 e yükselmiş oldu. Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim %15.09 idi son açıklama aynı verinin %16.61’e yükseldiğini gösteriyor. 12 aylık enflasyon ortalamaların%45.80 oranından %32.24 e, bir önceki yılın aynı ayına göre değişim ise %35.41’den %32.61’e düştüğünü görüyoruz.
Bu karşılaştırmayla geçen sene aynı dönemlere göre ilk 6 ay ve Mayıs ayı aylık verilerinde enflasyonla mücadelede daha iyi durumda olmadığımızı açıkça görebilmekteyiz. Kaldı ki yıllık bazda TÜFE Nisan ayında %32.37 iken mayıs 2026 ayında %32,61 olarak hafif yükseliş göstermiş durumda.
Mayıs 2026 ayında ana harcama gruplarına göre öne çıkan ürünler nelerdir?
Giyim ve ayakkabı %11.29 gibi yüksek bir oranla aylık bazda artışta lider konumda. Gıda ve alkolsüz içeceklerde ise mevsimin etkisiyle % 0,48 oranında fiyat düşüşü yaşanmıştır. Alkollü içecek ve tütünde %0,02 fiyat düşüşü gösteren diğer bir harcama grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Akabinde konut sektörü %2.28 artış ile dikkat çekmektedir. Ulaştırma ise %2,03 artış ile global enerji fiyat dalgalanmalarından nasıl etkilendiğini de bize gösteriyor.
Peki yurtiçi ÜFE gelecekte TÜFE için bize nasıl sinyaller veriyor?
Kok ve rafine petrol ürünleri yıllık üretici fiyat artışı %114,11 dolayısıyla bu değişim lojistik, petrokimya, plastik vb sektörlerde ciddi bir maliyet artışı demektir. Metal cevherinde yıllık artış oranı %73.05 ham petrol ve doğal gaz yıllık artış oranı %71.48 olarak gerçekleşmiştir.
Yıllık % 28,93 artış gösteren yurtiçi ÜFE aylık %1.99 artış göstermiştir. Yani aylık üretici fiyat artış oranı tüketici fiyat artış oranının üstünde gerçekleşmiştir.
Perakende satanlar nasıl oluyor da ÜFE artış oranının altında etiket fiyatlarını değiştirdiler?
Bunun cevabı durgunluktur.
Sanayi üretimi yıllık bazda Mart 2026 ayı itibariyle %1.1 oranında düşerken, özellikle dayanıksız tüketim malında %6, sermaye malında %4.4, düşük teknoloji ürünlerde %4.9 ve yüksek teknoloji ürünlerde ise %11.8sanayi üretim düşüşü gösterdiğini unutmamamız gerekir. Bir yandan yurtiçi üfe, Tüfeden fazla artarken, diğer yandan sanayi üretiminin daralması, bizleri durgunlukla beraber acaba stagflasyona gidermiyiz? Sorusunu götürmektedir.
Emin olmak için hemen kapasite kullanım oranlarına bakıyoruz. TCMB tarafından açıklanmış en son veriye göre Mayıs 2026 ayı itibariyle kapasite kullanım oranı % 74 civarındadır. Ancak alt sektörlere baktığımızda durumun ciddiyeti daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. İçecekte %66.4, tekstilde %69.6, deride %60.7, motorlu kara taşıtlarında %65,9 gibi kapasite kullanım oranlarıyla ne globalleşmemiz, ne de rekabetçi olmamız mümkündür. Kaldı ki yüksek reel faizler, durgun piyasa koşullarında ciddi bir finansal yük de oluşturmaktadır.
Acaba maliyet enflasyonu yaşadığımız halde, talep enflasyonuyla mücadele etmek sanayimizi ciddi bir sıkıntıya doğru götürüyor olabilir mi?
Şimdilik sizlere önerimiz. Nakit akışınıza dikkat ederek bilanço risklerinizi iyi yönetmenizdir. Aksi halde hayalleriniz kabusa dönebilir.
Sevgiyle kalın.
Kaynak = https://www.finansingundemi.com/redirect/1897007
