Başkan Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert tepki: Cirminiz kadar yer yakarsınız

Başkan Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert tepki: Cirminiz kadar yer yakarsınız

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısına konuştu, önemli mesajlar verdi. Başkan Erdoğan, “Biz bu ülkeye bu millete sevdalıyız. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Hiçbirinde yokuz, olmadık olmayacağız.” dedi.

Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

Aziz milletim, değerli vekil arkadaşlarım, hanımefendiler beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sizlerin huzurunda Türkiye Yüzyılı için gecesini gündüzüne katan dava arkadaşlarımı hürmetle selamlıyorum.

Maruz kaldıkları onca barbarlığa ve soykırıma rağmen topraklarına sahip çıkan Filistin’in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, dualarımızla desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.

Kelimelerin tarif etmekte zorlandığı şu muhabbet için her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum. Allah, dayanışmamızı, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Rabbim bizleri ümmete, millete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın.

Bugün tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kût’ül-Amâre Zaferi’nin 110. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Kût’ül-Amâre Zaferi tarihimize şanla şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak millî hafızamızda yerini almıştır. Bu zaferin bir başka yönü belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen Araplar bizi sırtımızdan hançerledi yalanını deşifre etmekte. Arap halkı kuşatmaya destek olmuş ve bu uğurda şehit olmuşlardır. Arapların yanı sıra Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusu yanında savaşmışlardır. Arap aşiretleri içinde Şii olanlar da bu bulunuyordu. Altını çizdiğimiz Türk Kürt Arap ittifakının ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatmakta. Çanakkale bizim kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kût’ül-Amâre için de geçerli olmuştur.

Coğrafyamızı kana bulamak isteyenler karşısında birbirimize kenetlenmeliyiz. Kökenlerimiz, mezheplerimiz farklı olabilir, hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir ama bunlar bizleri ayrıştıran değil beşeri birliğimizi sağlayan müstesna değerlerdir. Farklılıkları bir kenara bırakıp vahdeti kuşatmak zorundayız. Sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin dili ile konuşmak, barış mesajlarını güçlü şekilde vermek durumundayız. Biz bunun mücadelesini yürütüyoruz. Türkiye’nin Türk Arap Kürt ayrımı yapmaksızın bölgedeki halklarla buluşması, yeni paradigma oluşturması takdir edilecek, desteklenecek politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek tarihimize ve istikbalimize yapılacak bir ihanet olacaktır. Kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda yaşadığımız kardeşlerimiz ile aramıza kimse giremez, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale’de, Kutül Amare’de ve nice İslam beldesinde şehitlerimizin kanı ile yoğrulmuş kardeşliğimizi bozmaya kimsenin gücü yetmez. Bunu için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Nifak sokmak isteyenlere biz zafer marşlarımızı kardeşlik türküleri ile coşku ile söylemeye devam edeceğiz.

2027 MART AYINDAN İTİBAREN EVLERİN ANAHTARLARINI PEYDERPEY TESLİM EDECEĞİZ

Aziz yol ve dava arkadaşlarım, partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümüne yaklaşırken ilk günkü aşkla milletimize hizmet ediyoruz. Yunus Emre’nin söylediği gibi vatandaşımızın gönlüne girmek için canla başla çalışıyoruz. Bir tek saniyemizi dahi boşa harcamamak için yoğun mücadelenin içindeyiz. Cumartesi günü bu minvalde bir adım daha adım attık. 500 bin konut kazandıracak 100 yılın konut projesini paylaştık ve halkımız projemize yoğun ilgi gösterdi. 500 bin konut için 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. 4 ayda 81 ilde noter huzurunda şeffaf şekilde 500 bin hak sahibini belirledik. 10 binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Şimdi hedefimiz evleri hak sahiplerine teslim etmek. Çok hızlı şekilde sahada inşa sürecine başlayacağız. 2027 Mart ayından itibaren evlerin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz.

İLK KEZ İSTANBUL’DA KİRALIK KONUT UYGULAMASINI HAYATA GEÇİRİYORUZ

7.300 ila 11 bin lira arası taksit ile insanlarımızı yuva sahibi yapacağız. İlk kez İstanbul’da kiralık konut uygulamasını hayata geçiriyoruz. 100 bin konut yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Vatandaşımız TOKİ’den uygun fiyatla konut kiralayacak. Bu yaz kiralık konutlarımızı da kura ile teslim edeceğiz. Kurada ismi çıkmayanlar da üzülmesin, biz sadece TOKİ vasıtası ile 1 milyon 460 bin konut üretmiş bir iktidarız. Biz 6 Şubat’ın izlerini 3 yıl gibi kısa sürede büyük oranda sildik.

Biz bu ülkeye bu millete sevdalıyız. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Hiçbirinde yokuz, olmadık olmayacağız. Bizi arayan açılışta, şantiyede, devasa eserlerin temelini atarken, bitmiş projeleri açarken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. Bizi arayan bu milletin derdi ile dertlenirken bulur.

“Milletin gönlüne hizmetle, yatırımla, icraatla girilir”

İşte AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın vizyonu budur. İşte Türkiye’nin son 23 yılda şehircilikte ulaştığı seviye budur. Hepsinden önemlisi, siyasette itibar işte böyle kazanılır, işte böyle korunur. Milletin gönlüne lafla, polemikle, tehditle, şantajla değil; işte böyle eserle, hizmetle, yatırımla, icraatla girilir. Milletimiz bize inansın, milletimiz bize güvensin. Biz bu güveni evvelallah boşa çıkarmadık, çıkarmayız. Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek; inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız.

Bizim siyasetimizde, şehircilikte olduğu gibi hayatın diğer kulvarlarında da ‘çözümsüzlük çözümdür’ anlayışına yer yoktur. 23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her türlü derdiyle ilgilendik, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdik.

“Yapıcı önerilere kulak verdik”

Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik. Yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. ‘Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız’ gibi antidemokratik yollara asla tevessül etmedik.

Bakınız, burada yıllardır bizi basın özgürlüğü konusunda topa tutanların iki yüzlü tavrına kısa bir parantez açmak istiyorum. Biz hafta sonu İstanbul’da 100 bin konutun kura çekim törenini yaparken aynı saatlerde CHP Genel Başkanı, belediye başkanları ile toplantıdaydı. Toplantı sonrasında çıktı, yine ipe sapa gelmez bir sürü ithamda bulundu. Son derece seviyesiz ifadelerle şahsımızı ve partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı; Türkiye’nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu.

“Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız?”

Bir defa şu derin çelişkiyi herkes görüyor. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler; bakıyorsunuz basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler, kürsüden önlerine gelene tehditler savuruyor. Yıllarca basın özgürlüğünden, farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan, eleştirilere kulak vermekten bahsettiler; ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim: Beyler, cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz.

“Alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok”

Kabul etseniz de etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok. Gazetelerin CHP’nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler artık bu ülkede geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız, adalete hesap vermeye alışacaksınız.

“Utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar”

Türkiye, uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Bakın şurası da çok enteresan, her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmak geliyor. Beyefendilerin aklına para kuleleriyle, baklava kutularıyla mücadele değil; bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. Yolsuzluklardan arınalım, Gazi’nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ya ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlüğü olsun? Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar; başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın hem de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenab-ı Allah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin.

Biz yoğun mesaimiz arasında esasen bunlara nefes ve vakit harcamayı tamamen israf olarak görüyoruz. Bizim CHP’deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne vaktimiz ne niyetimiz; doğrusunu söylemek gerekirse ne de bunlara ayıracak midemiz var. Biz tamamen işimize odaklanmış durumdayız. Bir taraftan 500 bin sosyal konutumuzun kurasını çekiyor, diğer taraftan ülkemizi küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atıyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için güçlü merkez’ şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında Meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz; istikrar adası vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmaktır.

“Terörsüz Türkiye’de kritik eşik aşıldı”

Ekonomik şahlanışımızın bir diğer lokomotifi terörsüz Türkiye sürecidir. Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde inşallah Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır. Maruz kaldığımız gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte 18. ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar, açık söylüyorum, gerçeklerle değil tamamen vehimleriyle hareket etmektedir.

23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır. Yapılması gerekenler bellidir. Süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbirisi bunu değiştirmeyecektir. Çünkü kardeşlerim, biz bu yola ittifak olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil, Türkiye’nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk.

“Süreci zorlaştıran tarih karşısında sorumlu olacaktır”

İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar sabırla, samimiyetle ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Birbirimize kulaklarımızla birlikte kalplerimizi de açtığımızda inanıyorum ki bu yolculuk daha kolay, daha hızlı olacaktır. Burada şunu da altını çizerek söylemekte fayda mülahaza ediyorum: Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde hiç şüphesiz sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Aynı şekilde süreci zorlaştıran, süreci yokuşa süren, tahrik eden her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumluluk duygusuyla hareket etmesini, sürecin yükünü artıracak söylem ve eylemlerden özenle kaçınmasını bekliyoruz. Cumhur İttifakı olarak bu ülkenin bagajlarından kurtulması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kuşatıcı, kucaklayıcı ve yapıcı bir anlayışla hareket etmeyi sürdüreceğiz.

Çok kıymetli milletvekillerim, sizler de vatandaşlarımızla temaslarınızda görüyorsunuz. Halkımız bizden hizmet bekliyor, proje ve eser bekliyor, dertlerine derman olacak reçeteler bekliyor. Hiçbirimizin hangi sebeple olursa olsun milletin umutlarını boşa çıkarma lüksüne sahip olmadığını tekraren dile getirmek isterim. Eğer milletimiz bizi buraya kendisini temsil etmek üzere gönderdiyse, bu kutsal görevimizi bahane aramadan, engellere takılmadan, muhalefetin tuzaklarına düşmeden layıkıyla icra etmek zorundayız.

Özellikle siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclis’i tıkamasına, yasama faaliyetlerini engellemesine müsaade edemeyiz. Şunu lütfen unutmayın; biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız.

Sizlerin çalışması demek Meclis’in çalışması demektir. Gerek komisyon gerekse genel kurul boyutuyla yüce Meclis’in yasama vazifesini tam ve eksiksiz bir şekilde yapmasını sağlamak iktidar partisi olarak bizim asli görevimizdir.

Sizlerden bu vazifeyi partimize ve değerlerimize yakışır biçimde en güzel ve en verimli şekilde yerine getirmenizi bekliyor, Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum. Bu düşüncelerle Meclis çalışmalarında sizlere başarılar diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kaynak = https://www.sabah.com.tr/gundem/2026/04/29/ak-parti-grup-toplantisi-baskan-erdogandan-onemli-mesajlar

administrator

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir