Savaşın giderek sarpa sardığı belliydi. Ama yine de dünya 24 saat nefesini tuttu ve bir çılgınlık olmaz umuduyla o geceyi izledi. Allah’tan çılgınlık olmadı, ABD Başkanı Trump yine bildik üslubuyla beklenen haberi duyurdu:
“Pakistan’ın arabuluculuğuyla İran’a yönelik askeri saldırılar iki haftalığına askıya alındı.”
Umarım arkası da gelir ve bugün İslamabad’da başlayacak olan ABD-İran görüşmeleri barışla noktalanır.
Dünya 24 saat içinde herkesi dehşete düşüren, “bir medeniyeti yok etme” tehdidinden bir anda yüzlerin tebessüm ettiği bir iklime döndü. Siyonist İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki katliamı sürdükçe bölgede gerçek bir barış iklimi zor görünse de İran’a yönelik emperyalist yıkımın durdurulması ve diplomasinin devreye girmesi dünyayı rahatlattı.
İşte o gerilimli 24 saati, turizmin başkenti Antalya’da yapılan TÜRSAB’ın 4’üncü kongresi nedeniyle turizmcilerle izledim. Gün içinde bütün suratlar asıktı. Savaşın derinleşme korkusu hepsinin ortak kaygısıydı.
Turizmciler kaygılanmakta haklı; çünkü “Körfez’i vuran savaş” akaryakıt ve gıda sektörüyle birlikte en çok turizmi vurdu ve önümüzdeki yaz sezonunu da etkileyecek görünüyor. Önceki gün kongrenin açılış konuşmasını yapan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya savaşın bir an önce bitmesini diliyor ve şöyle diyordu:
“Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz.”
Kongrenin ikinci oturumunda “Bölgesel turizmin gelişimi” başlığı altında yerel yönetimlerin turizme katkıları ve yaklaşımları ele alındı. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü‘nün moderatörlüğünü yaptığı oturumun konukları ise Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse‘ydi. Konuşmacı başkanların ikisi AK Partili, biri CHP’li… Siyasette gerilim tırmandırıldığı bir dönemde başkanların bir araya gelmesi umut vericiydi. Ancak davet edilen CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras‘ın son anda katılmaması garip karşılandı.
Sahi Muğla gibi turizm açısından önemli bir şehrin başkanı neden böyle bir toplantıya katılmaz?
Kültür ve Turizm Bakanlığı, son yıllarda Türkiye’nin turizm hedeflerini gerçekleştirmede önemli işlere imza attı, atmaya da devam ediyor. Belediye başkanlarını dinleyince bakanlığın bu konuda yalnız olmadığını da gördüm. Üç başkan da şehirlerinin doğal değerleri, kültürü ve tarihi eserleriyle ilgili çok önemli çalışmalardan söz etti. Özelikle Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin akıcı konuşmasıyla, “Bir belediye başkanı isterse ve çalışırsa şehrine çok şey katabilir” dedirtti.
Kongrenin “yapay zekâyla getirilen” önemli bir konuğu daha vardı. 1841 yılında İngiltere’de ilk organize tren turuyla modern kitle turizminin temelini atan Thomas Cook. Cook, kendi adıyla ilk seyahat acentesini de kurmuş ve son yıllara kadar da o acente varlığını sürdürmüştü. Aradan tam 185 yıl geçti ve “yapay zekâyla canlandırılan” Cook’a bugünün korkutan teknolojisi “yapay zekâ” soruldu. İşte cevabı:
“Benim zamanımda da insanlar yeni teknolojilerin işlerini ellerinden alacağından korkuyordu. Öyle olmadı. Teknolojiler insanların hayatını kolaylaştırdı. Yapay zekâdan da korkmamak gerekiyor.”
Kaynak = https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ovur/2026/04/10/kuresel-turbulansin-panzehri
