FİDAN, BASIN MENSUPLARININ SORULARINI YANITLADI
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, İranlı yetkililerle yıllardır devam eden çok yakın temasları olduğunu belirtti. Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları başlamadan önce dahi Türkiye’nin Tahran yönetiminin belirli kriz durumlarında ne türden tedbir alacaklarına yönelik fikir sahibi olduğunu kaydetti. Türkiye’nin bu konudaki çizgisini bozmadığına işaret eden Fidan, “Kendilerine bölgeden ve bir ülkeden saldırı gelmediği sürece o ülkelere saldırı yaparak baskı üretme aracı stratejisi kendi savaş stratejileri açısından da doğru değil. Bölge stratejisi açısından da doğru değil.” ifadelerini kullandı. Fidan, İran’a uzun yıllardır ABD ile nükleer konusunda büyük problem yaşadıklarını hatırlattıklarına dikkati çekerek, bu konuda İran’a bölgedeki istikrarı ve komşularla iyi ilişkiyi esas alan sorunları masaya yatırıp çözme iradesiyle hareket etmelerine yönelik nasihatta bulunduklarını aktardı. İran’ın şu anda zor günlerden geçtiğini belirten Fidan, “Allah gerçekten İran halkının yardımcısı olsun.” dedi.
TÜRK HAVA SAHASINA GİRERKEN İMHA EDİLEN FÜZE
Fidan, Türkiye’nin hava sahasına girerken vurulan füzeye işaret ederek, “Biz kolay kolay provokasyona gelen bir ülke değiliz. Kendi güvenliğimizi savunmada çok şükür hiçbir sıkıntımız yoktur. Ama diğer taraftan da provokasyona gelme, bir savaşın içine çekilme ne demek onu da gayet iyi biliyoruz.” şeklinde konuştu. İranlı yetkililerle Türk hava sahasına girerken imha edilen füzeye ilişkin konuştuklarını belirten Fidan, şöyle devam etti: “Bu, eğer yolunu kaybetmiş bir füze ise başka bir konu ama bu bir defaya mahsus gelir, bunun devamı gelecekse ki bizim size tavsiyemiz aman diyeyim dikkat edin böyle bir maceraya İran’da hiç kimse atılmasın. Çünkü Türkiye şu ana kadar defaatle yani dostluğunu, durduğu yerdeki düzgün çizgiyi, barışa olan hizmeti sürekli ortaya koymuştur. İran yıllardır yaptırım altındadır. Birçok uygulamaya maruz kalmıştır ama gerçekten bölgede belli prensiplerle, ilkelerle doğru düzgün, şeffaf hareket eden ender ülkelerden biri de Türkiye olmuştur.” Fidan, şu anda Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı düzeylerinde hem bölgesel aktörlerle hem de küresel aktörlerle yoğun bir diplomasi trafiği olduğunu belirterek, “Dünya kamuoyunun genelinde ortak bir görüş oluşmuş durumda hemen hemen. Hiç kimse bu savaşın ne bölgenin ne de insanlığın faydasına olduğuna inanmıyor. Ağırlıklı görüş ise bu savaşın mevcut haliyle bir an önce durması gerektiği yönünde.” değerlendirmesinde bulundu. Dünya kamuoyunun büyük çoğunluğunun bu noktada birleşmesinin kıymetli bir durum olduğuna dikkati çeken Fidan, şunları dile getirdi: “Kimileri söyleyebiliyor, kimileri söyleyemiyor, kimileri İspanya gibi açıktan tavır koyabiliyor, kimileri sadece bize telefonda konuyu açabiliyorlar. Herkesin belli durduğu yerler var ama tıpkı Filistin devletinin Birleşmiş Milletler’de (BM) tanınma sürecinde yaşandığı gibi burada da esas itibariyle dünya kamuoyunun ağırlıklı bir çoğunun bu savaşın yanlışlığı ve durması gerektiği konusunda bir görüş birliği içerisinde olduğunu görüyoruz.” Fidan, bu görüş birliğini diplomatik hamleye nasıl dönüştürebileceklerinin arayışı içinde olduklarını kaydetti.
ABD’NİN BÖLGEDEKİ KÜRT GRUPLARI ÖRGÜTLEDİĞİ İDDİASI
ABD’nin Kürt grupları örgütleyerek İran’da yönetimi devirmek istediğine yönelik iddialara ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatının ve Milli Savunma Başkanlığının bu türden faaliyetleri çok yakından takip ettiğini anlattı. Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde bu konuyu ele aldığını, Rubio’nun böyle bir çaba içerisinde olmadıklarını söylediğini aktardı. İsrail’in bu konudaki niyetinin “sır olmadığını” vurgulayan Fidan, şöyle konuştu: “İsrail uzun yıllardır bölgedeki Kürt gruplarını bir proxy olarak, vekil unsuru olarak kullanma konusunda bir strateji benimsemiştir. Şu anda İran’daki devam eden süreçte de Kürt grupların bu şekilde kullanma stratejisini kendileri belli çevrelerde deklare etmeye devam etmektedir. Amerika, İsrail’in bu stratejisine ne kadar destek verir, ne kadar kendini ondan ayırır, nerede nötr durur? Bunlar hep yakın farklı renkler ama sonuçları belli itibariyle farklı olan şeyler olabilir. Bunları yakından takip ediyoruz.” Bakan Fidan, İran’da sivil savaş çıkarmayı hedefleyen etnik veya dinsel fay hattı etrafında çarpışmayı hedefleyen bütün senaryolara karşı olduklarını belirterek, bunun en tehlikeli senaryo olduğunu vurguladı. Hem Batıyı hem de Doğuyu bu senaryoya karşı uyardıklarını ifade eden Fidan, şunları söyledi: “Bu sadece İran’daki masum sivil halkın daha fazla acı çekmesine, hayat kaybetmesine yol açmayacak. Aynı zamanda milyonlarca insanın yerlerinden edilmesine, civar ülkelere ve ötesine mülteci olarak gitmesine sebep olabilecek bir senaryo. Umuyoruz ki, bölgedeki Kürt kanaat önderleri bu türden tarihi bir sorumluluğu sırtlanacak bir yanlış içerisinde olmazlar.” Fidan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Taliban ve diğer aktörlerle de iletişim içinde olduklarını kaydederek, “Irak ve Suriye’den sonra bölgemizde, İran’da da çok uzun sürecek bir belirsizlik, savaş ve karışıklık ortamının çıkması hiç kimsenin menfaatine değildir. Başta 560 küsur kilometre sınırı olan biz Türkiye olmak üzere. İran büyük bir ülkedir, büyük bir nüfusu vardır. Buradaki her türlü iç kriz bölgeye çarpan etkisiyle yayılır. Onun için bunu durdurmanın ve kontrol altına almanın da şu anda arayışı içerisindeyiz.”
Kaynak = https://www.sabah.com.tr/gundem/2026/03/07/bakan-fidandan-onemli-aciklamalar
