Ahmet Demiröz – Finansingundemi.com
Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi bekleme salonunda tutan uzun üyelik süreci, Arnavutluk için verilen 2027 mesajıyla yeniden tartışma konusu oldu. Türkiye’nin Avrupa yolculuğu 1959’a kadar uzanırken, Ankara’dan yıllar sonra AB kapısını çalan ülkeler üyelik yolunda hızla ilerliyor.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Tiran’da düzenlediği ortak basın toplantısında, Arnavutluk’un üyelik sürecinde önemli ilerleme kaydettiğini söyledi. Costa, Tiran yönetiminin üyelik müzakerelerini 2027 yılı sonuna kadar tamamlama hedefinin “zor ama mümkün” olduğunu belirtti.
Costa’nın açıklaması, Türkiye’nin yıllardır ilerlemeyen AB üyelik sürecini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin Avrupa ile kurumsal ilişkisi, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun henüz 6 üyeden oluştuğu dönemde başladı. Ankara, 1959’da toplulukla ortaklık ilişkisi kurmak için başvurdu. 1963’te Ankara Anlaşması imzalandı.
Türkiye, 1987’de tam üyelik başvurusu yaptığında Avrupa Topluluğu’nun üye sayısı 12’ye çıkmıştı. Aradan geçen yıllarda Avrupa Birliği defalarca genişledi. İngiltere, İrlanda ve Danimarka’dan Yunanistan’a; İspanya ve Portekiz’den Avusturya, Finlandiya ve İsveç’e; Doğu Avrupa ülkelerinden Hırvatistan’a kadar çok sayıda ülke birliğe katıldı. Bugün AB, 27 üyeli bir yapıya dönüşmüş durumda.
Türkiye ise adaylık statüsünü 1999’da aldı, katılım müzakerelerine 2005’te başladı ancak süreç yıllardır ilerlemiyor. AB Konseyi’nin kendi kayıtlarına göre Türkiye ile üyelik müzakereleri 2018’den bu yana fiilen durma noktasında bulunuyor.
2027 yüksek sesle söyleniyor
Buna karşılık Arnavutluk, Türkiye’den çok daha sonra, 2009’da AB üyeliği için başvurdu. 2014’te aday ülke statüsü alan Arnavutluk, 2022’de üyelik müzakerelerine başladı. Bugün gelinen noktada Tiran yönetimi, müzakereleri 2027’ye kadar tamamlama hedefini yüksek sesle dile getiriyor.
Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ölçek farkı da dikkat çekiyor. Türkiye; nüfusu, ekonomik büyüklüğü, sanayi kapasitesi, savunma gücü, ticaret hacmi ve jeopolitik konumuyla Arnavutluk’tan çok daha büyük bir ülke. Buna rağmen Ankara’nın AB üyelik süreci yıllardır donmuş halde beklerken, Türkiye’den yaklaşık yarım asır sonra Avrupa kapısını çalan Arnavutluk için 2027’ye kadar müzakerelerin tamamlanabileceği konuşuluyor.
Costa, Arnavutluk’un reform sürecine bağlılığının AB ülkeleri tarafından görüldüğünü belirterek hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele ve organize suçla mücadele başlıklarının üyelik için kritik önemde olduğunu vurguladı. AB’nin Arnavutluk’un en büyük yatırımcısı ve ticaret ortağı olduğunu söyleyen Costa, genişlemenin Avrupa için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeostratejik bir gereklilik olduğunu ifade etti.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama da ülkesinin AB üyelik sürecindeki yükümlülüklerini yerine getirme konusunda kararlı olduğunu belirtti. Rama, Batı Balkanlar’ın işbirlikçi bir topluluk olarak hareket etmesi için üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.
Ankara’yı kapıda bekletme politikası
Bu tablo, Türkiye açısından yıllardır değişmeyen soruyu yeniden gündeme taşıdı: Avrupa Birliği gerçekten Türkiye için üyelik perspektifini canlı mı tutuyor, yoksa Ankara’yı kapıda bekletme politikası mı sürdürüyor?
Türkiye, 1959’da ilk adımı attığında Avrupa projesi 6 üyeli dar bir topluluktu. Bugün AB 27 üyeli dev bir yapıya dönüşmüş durumda. Ancak Türkiye, genişleyen Avrupa’nın içinde değil, hâlâ kapısında bekleyen ülke konumunda.
Avrupa Birliği’nde yolsuzlukla mücadelede yeni dönem



Kaynak = https://www.finansingundemi.com/haber/turkiye-sag-seritte-bekliyor-bir-ulke-daha-ab-yolunda/1896628
