Kurban Bayramı ve yaz tatili sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Türkiye’de Schengen vizesi krizi daha da derinleşti.
Avrupa’ya seyahat etmek isteyen binlerce kişi için vize almaktan değil randevu bulamamaktan dert yanıyor. Resmi başvuru sistemlerinde ‘uygun tarih yok’ uyarıları kronik hale gelirken, aylar sonrasına verilen randevular ve 6-8 ayı bulan bekleme süreleri vatandaşları riskli yollara itiyor.
Hızlı randevu
Sistemdeki tıkanıklık, ‘hızlı randevu’ vaadiyle ortaya çıkan dolandırıcılar için de yeni bir pazar yaratmış durumda. Sosyal medya platformları ve mesajlaşma gruplarında ücret karşılığında ‘randevu bulunabilir’ mesajları vatandaşları dolandırıcıların ağına düşürüyor. Hal böyle olunca Schengen karaborsasında da patlama yaşanıyor.
1.000 euroya kadar çıkıyor
Normalde 90-100 euro civarında olan vize başvuru maliyeti, hızlı randevu vaadiyle kişi başı 300 eurodan başlayıp 1.000 euroya kadar çıkıyor. Talebin zirve yaptığı bayram ve yaz sezonu ise bu fiyatları daha da yukarı çekiyor. Seyahat planını iptal etmek istemeyen vatandaşlar, çoğu zaman bu ücretleri ödemek zorunda kalıyor.
Dolandırıcılara gün doğdu
Sabah’tan Betül Alakent’in haberine göre, randevu krizinin yarattığı boşluk, sahte danışmanlık şirketleri için verimli bir zemine dönüşmüş durumda. Kendilerini profesyonel vize danışmanlık şirketi olarak tanıtan bu yapılar, “VIP randevu”, “garantili vize” ya da “10 günde sonuç” gibi gerçek dışı vaatlerle müşterileri cezbediyor. Ancak danışmanlık ücreti ödendikten sonra tablo değişiyor. Süreç sürekli erteleniyor. Sonrasında firma iletişimi kesiyor ve hatta telefon engelleniyor. Vatandaşlar hem seyahat planlarından hem de yüzlerce euroluk ödemelerinden oluyor.
Site dahi manipüle ediliyor
Dolandırıcılık sistemi sadece işlem aşamasında değil, sonrasında da devam ediyor. Antalya merkezli sözde bir vize danışmanlık firmasından Schengen vizesi için kişi başı 210 euro olmak üzere toplam 630 euro ödeme yapan bir vatandaş, yaşadığı mağduriyeti şöyle anlattı: “Vize ücreti hariç sadece danışmanlık için 210 euro ödedim.
Ancak firma benden pasaport dışında hiçbir belge istemedi. Bu durum beni şüpheye düşürdü. Önce randevu sistemi kapalı dediler ki başta 10 günde randevu şeklinde vaatte bulunmuşlardı. Sonra telefondan engellendim. Bu esnada benim planladığım seyahat tarihi geldi. Hem otele ödediğim ücret hem de uçak biletim yandı. Şirketin genel merkezini aradım paramın iadesini istedim ancak beni dikkate almadılar.
Ben de şikayet platformuna bu şirketle yazdım. Yazıyı görünce hemen beni aradılar şikayetimi çekmem halinde paramı iki taksit ödeyeceklerini söylediler. Şikâyetimi sildim ancak yine ödeme yapılmadı. Bu sitede puanları 9.5. Siteyi de manipüle etmişler. Kendilerini tüketici hakem heyetine şikâyet edeceğimi söylediğim bir yazıyı tekrar platforma yazdım ayrıca kendilerine ilettim. Alaycı ve tehditkar bir üslupla karşılaştım.”
Sistem nasıl tıkandı?
Schengen vizesinde randevuların dijital ortama taşınması randevu sisteminde de yeni bir sorunun fitilini ateşledi. Çünkü Schengen için otomasyon yazılımlarıyla çalışan ‘randevu avcıları’ devreye girdi. Peki bu nasıl gerçekleşti? Sistemin arkasında çoğunlukla yazılım bilgisine sahip kişiler, küçük teknoloji ekipleri ve dijital otomasyon uzmanları var.
Bot adı verilen bu yazılımları kuran kişiler çoklu hesaplar ve farklı ülkelerden bağlantı sağlayan proxy altyapıları sayesinde sistemde yüzlerce farklı kullanıcı gibi randevu alabiliyor. Normal şartlarda bir kullanıcı gün içinde birkaç kez randevu sistemini kontrol edebilirken, bot yazılımları 7 gün 24 saat boyunca sistemleri tarıyor. Yeni açılan ya da iptal edilen bir randevu slotu sisteme düştüğü anda devreye giren bu yazılımlar, insanın tepki süresini aşan hızda işlemi tamamlıyor. Böylece randevular gerçek başvuru sahiplerine ulaşmadan tükeniyor.
Rekabet Kurumu’na şikayet ettik
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Firuz Bağlıkaya, vize krizinin seyahat acentelerinin en büyük sorunlarından biri haline geldiğini söyledi. Sınırlı sayıda ve zamansız şekilde açılan randevuların botlar aracılığıyla bloke edildiğini aktaran Bağlıkaya, “Bu randevular 300, 500, hatta acil durumlarda bin euroya kadar çıkan fiyatlarla satılıyor.
Oluşan bu sistem, seyahat acentalarının da yurtdışı tur planlamalarını ciddi manada sekteye uğratıyor. Vatandaşların vize randevusu bulamaması seyahat acentalarının potansiyel iş hacmini de önemli oranda düşürüyor” diye konuştu. Bu kapsamda bazı aracı kuruluşları Rekabet Kurumu’na şikâyet ettiklerini anlatan Bağlıkaya, bazılarına da tazminat davası açmaya hazırlandıklarını da sözlerine ekledi.
Otel rezervasyon bahanesi
Vize sorunu yalnızca randevuyla sınırlı değil. Son dönemde artan bir diğer mağduriyet ise otel rezervasyonları… Turizm sektöründe yaygın olarak kullanılan grup rezervasyon sistemi, bazı konsolosluklarda ret gerekçesi oldu. Seyahat acenteleri yıl boyunca otellerle kontenjan anlaşmaları yaparak grup oluştuğunda isim listelerini iletiyor.
Henüz isim bazında işlenmemiş grup rezervasyonlarında oteller “bu isimde kayıt yok” yanıtı verebiliyor. Bu da başvuruların “eksik evrak” gerekçesiyle reddedilmesine yol açıyor. Glob DMC CEO’su Murat Çalgay Çağman, “Son dönemde konsolosluklar evraklar tam olmasına rağmen grup rezervasyonu nedeniyle sorun çıkarıp vize reddi veriyor. Bu konu bizi çok ciddi şekilde sıkıntıya sokuyor, çözüm bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak = https://www.finansingundemi.com/haber/avrupa-hayali-karaborsada-1000-euroya-randevu/1896080
