Daron Acemoğlu’dan sert açıklama: Dijital yağmacı yapay zekâ haberi

Daron Acemoğlu’dan sert açıklama: Dijital yağmacı yapay zekâ haberi

Nobel ödüllü ekonomi profesörü Daron Acemoğlu, ABD’li yayıncı Jon Stewart’ın podcast programına konuk oldu. OdaTv’nin haberine göre, ‘Yapay Zekâ ve Emeğin Geleceği’ başlıklı bölümde bir diğer ekonomi profesörü David Autor ile konuyu değerlendiren Acemoğlu, sistemin yapay zekâya hazır olmadığını yineledi.

Stewart’ın “Yapay zekânın etkilerini gerçekten ne zaman hissetmeye başlayacağız” sorusuna Acemoğlu şu yanıtı verdi:

“Gerçekten endişeliyim. Ama zamanlama konusunda değil; çünkü zamanlama o kadar belirsiz ki, bu kadar belirsiz bir şey için endişelenmek zor. Ama sonuçları açısından bakarsak… Bence kesinlikle yapay zekâya hazır değiliz. İş gücü hazır değil.

Ne yapacağını tam olarak bilmiyoruz. Aslında yapay zekâya en hazırlıksız olanların öğrenciler olduğunu düşünüyorum. Çünkü öğrenme süreçleri pek çok farklı şekilde etkilenecek ve biz bunun nasıl olacağını bilmiyoruz. Öğrencilerin gerçekten öğrenmeyi öğrenmesini sağlayacak, herhangi bir alanda uzmanlaşmalarını garanti altına alacak hiçbir güvenlik mekanizmamız yok. Yapay zekâ çağında, cevapların büyük kısmını doğrudan yapay zekâdan alabilecekler. Bu yüzden endişe edilecek çok fazla şey var”

Yapay zekânın telif konusunda hiçbir regülasyona sahip olmamasının da altını çizen Acemoğlu, bu konuda önlem alınması gerekliliğini vurguladı.

Yapay zekâda ‘telif’ paradoksu

Yapay zekânın telif hakları üzerindeki etkisi, günümüz yayıncılık ve medya dünyasının en sıcak tartışma başlıklarından biri haline geldi. Özellikle üretken yapay zekânın çalışma prensibi, mülkiyet hakları kavramını kökten sarsıyor.

Bunun sebebleri ise oldukça çeşitli:

Yapay zekâ modelleri, milyonlarca kitap, makale ve sanat eserini “eğitim verisi” adı altında tarayarak öğreniyor. Bu süreçte eser sahiplerinden izin alınmaması ve herhangi bir telif ücreti ödenmemesi, dijital bir veri yağmacılığı olarak nitelendiriliyor. Yazarların yıllar süren emeklerinin, teknoloji şirketleri tarafından ücretsiz bir ham madde olarak kullanılması hukuki krizlerin odağında yer alıyor.

Mevcut telif yasaları genellikle belirli bir metni korur nitelikte, ancak bir yazarın üslubunu veya yazım tarzını korumakta yetersiz kalıyor. Yapay zekâ, bir yazarın tüm külliyatını analiz ederek onun tarzında yeni eserler üretebiliyor. Bu durum, orijinal eserin pazar değerini düşürürken, sanatçının fikri kimliğinin taklit edilmesine yol açıyor.

Öte yandan bir kitaptan çıkarımlar yaparak yeni bir özet veya analiz oluşturduğunda, bu yeni bir eser mi yoksa orijinalinden kopyalanmış bir türev eser mi sorusu doğuyor. Eğer yapay zekâ, orijinal metindeki özgün yaratıcılığı doğrudan yansıtıyorsa, bu durum adil kullanım sınırlarını aşarak doğrudan telif ihlali kategorisine girme riski taşıyor.

Genellikle bilgiyi hangi kaynaktan aldığını belirtmeyen yapay zekâya gazetecilik ve akademik yayıncılık açısından bakıldığında, bilginin kaynağını anonimleştirdiği, asıl hak sahibinin görünürlüğünü ve trafik gelirini tamamen ortadan kaldıran bir sürece doğru evrildiğini söylemek de mümkün.

Eskiden bir eserden alıntı yapmak veya onu derlemek için yayınevleriyle lisans anlaşmaları yapılırdı. Yapay zekânın bu süreci baypas ederek içeriği saniyeler içinde işlemesi, yayıncılık sektöründeki lisanslama ekosistemini ve dolayısıyla yazarların telif gelirlerini çökertme tehdidi taşıyor.

Daron Acemoğlu kimdir?

Dünyanın en çok atıf yapılan ekonomistlerinden biri olan Daron Acemoğlu, 1967 yılında İstanbul’da doğdu. 2024 yılında, kurumların nasıl oluştuğu ve refahı nasıl etkilediği üzerine yaptığı çalışmalarla Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü. Kariyerinin büyük bölümünü Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) sürdüren Acemoğlu, ekonomi alanındaki en prestijli ödüllerden biri olan John Bates Clark Madalyası’nın da sahibi.

Özellikle James A. Robinson ile birlikte kaleme aldığı “Ulusların Düşüşü” (Why Nations Fail) ve “Dar Koridor” (The Narrow Corridor) gibi eserleriyle tanınan yazar, ülkelerin zenginlik ve fakirlik nedenlerini coğrafi veya kültürel faktörlerden ziyade, kurumsal yapılara dayandırmasıyla biliniyor. Acemoğlu’na göre; hukukun üstünlüğü, mülkiyet hakları ve demokratik katılımı teşvik eden “kapsayıcı kurumlar” sürdürülebilir kalkınmanın temel anahtarıyken; gücü belirli bir azınlığın elinde toplayan “sömürücü kurumlar” ülkeleri geri bırakmaktadır.

Son yıllarda çalışmalarını yapay zekâ, otomasyon ve bunların emek piyasası üzerindeki etkilerine yoğunlaştıran Acemoğlu, teknolojinin yönünün sadece kâr odaklı değil, insan emeğini destekleyecek şekilde değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.

İşte yapay zekânın vadettiği uygunsuz gerçek

 

Wall Street’te dikkatler çip üreticilerindeWall Street’te dikkatler çip üreticilerinde

 

“En yıkıcı kararı kendi verdi” 9 saniyede yapay zekâ depremi!“En yıkıcı kararı kendi verdi” 9 saniyede yapay zekâ depremi!

 



Kaynak = https://www.finansingundemi.com/haber/daron-acemogludan-sert-aciklama-dijital-yagmaci-yapay-zeka/1893545

administrator

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir